Suriye’de bir İspanyol: Antonio Pampliega

Suriye’de işler dünyanın ve Türkiye’nin umduğu gibi gitmedi. Esad rejiminin kısa sürede düşeceğine yönelik hayalcilik ile Suriye’nin mevcut sınırlarını adeta kutsayan bir statükoculuk, Türkiye’yi ve müttefiklerini sonuçları öngörülemeyen bir iç savaş batağına itti. Öyle ki, zannımca, gerek Türkiye’nin PKK ile yeniden müzakere masasına oturmasını gerekse İsrail’in Türkiye’den özür dilemesini zorunlu kılan temel konjonktürel faktör Suriye’deki iç savaş idi.

İşlerin iyi gitmediği bir savaşta, mesleğine sadık gazeteciler iktidarların en korkulu rüyalarından biridir. Bu korkunun bir sonucu olarak, Türkiye medyasında bugün Suriye gerçekliğine ve Türkiye’nin Suriye dış politikasına yönelik ciddi bir karartma yaşanmaktadır. Bu karartmaya bir nebze de olsa panzehir olması umuduyla, bu hafta son aylarda Suriye’den önemli haberler yapan genç bir İspanyol gazeteciyi dikkatlerinize sunacak ve yazılarından bazı bölümler aktaracağım.

Antonio Pampliega freelance çalışan ve ilk işine 2008 yılında bankadan kredi çekerek başlayan İspanyol bir savaş muhabiri. Son bir sene içerisinde pek çok defa Suriye’ye girdi ve Suriye’deki iç savaş hakkında önemli haberler yaptı. Pampliega’nın haber ve yazıları İspanyol El Pais gazetesinde ve -bir kısmı da- İngilizce olarak Lübnan’daki Daily Star’da yayınlandı. Pampliega, kendisinin ve beş gazeteci arkadaşının Suriye üzerine değerli gözlem ve haberlerini geçen sene -henüz okuma fırsatı bulamadığım- “Mas alla de Bab al-Salam” (Babüsselam’ın Ötesinde) adıyla kitaplaştırdı (Kitabın gelirleriyle Suriyeli sivillere ilaç yardımı yapmayı planlıyorlar). Aşağıda, haberleri son bir senede Türkiye basınında sadece bir defa yer bulan Antonio Pampliega’nın (direnişçilerin -ateşkesi zorlaştıran- maksimalizmine, direnişçiler açısından terörün -ve diğer gayrimeşru metotların- konjonktürel değerine ve direnişte kültürel zulmün rolüne ışık tutan) Suriye hakkındaki haberlerinin üçünden belirli bölümlerin Türkçe çevirisini –kısa giriş yorumlarımla- aktarıyorum:

1)Esad’ın Ölümünü İçermeyen Hiçbir Müzakere Olmayacak” (El Pais, 14 Şubat 2013)

[F.E.: Ön-şartlar sadece savaşı uzatır.]

– “İktidarda kalmak için kendi halkını katleden birisiyle müzakere yapılamaz. Barış anlaşması Esad’ın ölümünü içermedikçe, hiçbir müzakere yapılmayacak.” (Direnişçilerin liderlerinden Ebu Ubeyde)

– “Rejimin düşmesini hedefleyen herkesle iyi ilişkiler içindeyiz… Nusra Cephesi’ni de dost olarak görüyoruz; Suriye’deki tek terörist Beşşar Esad ve ordusudur.” (Liva el-Tevhid komutanlarından Abdülkadir el-Salad)

2)Türkmen Azınlık Demokrasi Savaşına Katılıyor” (Daily Star,  1 Şubat 2013)

[F.E.: Suriyeli Türkmenlerin “tanıdık” şikayetleri!]

– “Türkmenler 40 yıldır Esad rejimleri altında acı çekiyor. Hafız topraklarımızı aldı ve onları Lazkiye’deki Alevilere dağıttı… Dilimizi yasakladı ve tarihimiz ve kültürümüzü öğrenmemizi engelledi. Haklarımızı elimizden aldı ve köylerimizin isimlerini Arapça isimlerle değiştirdi.”  (Türkmen direnişçilerin komutanlarından Süleyman).

– “Yetkililer tutuklama, sorgulama ve topraklarımıza el koyma haklarına sahip olduklarına inanıyorlardı… Yıllardır süren zulmün intikamını almak için savaşıyoruz şimdi biz.” (Türkmen lider Tarık Sülo)

3)Suriyeli İsyancılar ‘Ölüm Makinesi’ Gençler Yetiştiriyor” (Daily Star, 6 Şubat 2013)

[F.E.: Modern asimetrik savaşlarda oldukça yaygın olarak kullanılan “çocuk savaşçılar” maalesef Suriye iç savaşında da kendilerine yer bulmaya başlamışlar.]

– “Buraya vardıklarında, çocuklar; ama ayrılırken ‘ölüm makinesi’ olarak ayrılıyorlar… Savaştan korkmamaları ve zamanı geldiğinde de öldürme konusunda tereddüt etmemeleri noktalarında onları eğitiyorum… Tanıdığım en iyi askerler çocuklar. Tüm emirlere itaat ediyorlar. Yetişkinler soru soruyor ve cevap veriyorlar; fakat çocuklar hiçbir şeyi sorgulamıyorlar.” (Abdülrezzak, 38 yaşında, Suriye ordusunda çavuşken direnişçilere katılmış)

—–

* Afganistan ve Suriye savaşlarının daha çok insani boyutlarını dünyaya göstermeye çalışan Pampliega’nın -nihayet ‘silahları gömme’ konusunda önemli bir sürece giren ülkemiz için de ilgili olabilecek- bir sözüyle bitireyim bu yazıyı: “Savaşta iyiler ve kötüler yoktur; sadece acı çeken siviller vardır.” 

Reklamlar
By fekmekci Etiketler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s