Demokrasi, temsilde adalet ve terör

Uzlaşmacı insanlardan büyük kahramanlar çıkmayabilir; ama demokrasiyi inşa eden onlardır.” (Walter Isaacson, ABD’nin ‘kurucu babaları’ndan Benjamin Franklin’i savunurken)

Uluslararası siyasetin belki de en fazla atıf yapılan sözü Alman general ve düşünür Carl von Clausewitz’in “Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır” sözüdür. Terör de, aynen savaş gibi, siyasetin “başka araçlarla” devamıdır. Genel olarak şiddet özel olarak da terör, insanların çaresiz hissettikleri oranda meşrulaştırdıkları ve başvurdukları bir araçtır. Bireysel şiddetin farklı spesifik sebepleri olabilir; ama kitleselleşmiş bir şiddet ancak “diğer yolların” kapalı ya da etkisiz olduğu (ya da öyle algılandığı) durumlarda ortaya çıkar. Bir ülkede silahsız siyaset kanalları ne kadar kapalı veya etkisiz olursa, o ülkede silahlı siyasete başvurulma ihtimali de o kadar yüksek olur. Bu yüzden de yerleşmiş ve kitleselleşmiş bir şiddetle mücadelenin tek makul yolu vardır: şiddete başvuran kitlelere, taleplerine ve hedeflerine ulaşabilecekleri meşru yollar ve araçlar sağlamak.

Günümüz dünyasında bu yolun kısa adı demokrasidir. Fakat demokrasinin adı kadar niteliği de önemlidir. Demokrasi, sadece seçimlerden ibaret değildir ve demokrasiyi seçimlere indirgeyen bir anlayışın huzurdan çok bela getirme ihtimali de az değildir. Demokrasi, öz itibariyle, insanların ve kitlelerin kendi kaderlerini çizebilme özgürlüğüne ve gücüne sahip olmasıdır. Bunun anlamlı bir şekilde hayata geçmesi ise, serbest ve adil seçimlerin ötesinde, temel hak ve özgürlükleri istisnasız olarak tanıyan ve çoğulcu bir karar alma sürecini kurumsallaştıran bir politik sistemin varlığına bağlıdır.

The British Journal of Politics and International Relations dergisinin geçen seneki (2012) son sayısında yayınlanan bir makale, çoğulcu demokrasi ile “silahlı siyaset” arasındaki ilişkiyi oldukça net bir şekilde ortaya koyuyor. Matt Haunstrup Qvortrup, “Terrorism and Political Science” (Terörizm ve Siyaset Bilimi) adlı makalesinde çoğulcu/uzlaşmacı (consensual) siyasal sistemler ile çoğunlukçu (majoritarian) sistemlerdeki terör eylemlerinin sıklıkları arasındaki farklılıkları inceliyor. Qvortrup’un temel hipotezi şudur: “Ulusal (sınır-içi) terörizm, vatandaşlarına hayati önem atfettikleri konulara etki etme imkânı vermeyen siyasi sistemlerin bir sonucudur. Çoğunlukçu sistemler azınlıklara çok az siyasal etki ve temsil imkânı verdiğinden, bu sistemlerde azınlıklar ‘başka araçlarla siyaset’e başvurabilirler.” Qvortrup, bu hipotezini test etmek için 1985-2010 yılları arasında 17 Batı Avrupa ülkesinde gerçekleşen ulusal terör eylemlerini analiz eder. Öncelikle, çoğulcu sistemleri çoğunlukçu sistemlerden ayıran dört indeks oluşturur. Bu indeksler (jargondan arındırılmış halleriyle) şunlardır: 1) muhalefetin siyasi karar almada etkisi, 2) seçim bölgesi büyüklüğü, 3) temsilde adalet ve 4) Parlamentoda temsil edilen parti sayısı. Araştırmanın sonucu, bu indekslerin her birinin Batı Avrupa ülkelerindeki ulusal terör eylemlerinin sıklığı üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu ortaya koyar. Muhalefetin siyasi karar alma sürecinde daha etkili, temsilde adaletin daha yüksek, seçim bölgelerinin daha büyük (yani azınlık grupların seçilme ihtimalinin daha yüksek) ve Parlamentodaki parti sayısının daha fazla olduğu Avrupa ülkelerindeki terör eylemlerinin sayısı, bu indekslerin daha düşük/küçük olduğu Avrupa ülkelerindeki terör sayısından çok daha azdır. Kısacası, son 25 yılda çoğulcu Avrupa ülkelerinde çoğunlukçu Avrupa ülkelerine oranla çok daha az ulusal terör eylemi gerçekleşmiştir.

Bir topluluktaki azınlık grupların kendi hayatlarını ilgilendiren önemli konulardaki siyasi etkisizlikleri, bu grupların gayr-i meşru araçlara meyletme ihtimalini artıran temel faktörlerden biridir. Maalesef Türkiye’nin mevcut çoğunlukçu sistemi, “Sünni Türk” olarak adlandırabileceğimiz çoğunluğun dışında kalan gruplara etkin bir siyaset imkânı tanımamaktadır. Tarihsel olarak Kürt siyasetinin bir noktadan sonra şiddete meyletmesinin en önemli sebeplerinden biri de bu durumun Kürtlerde yol açtığı “siyasal çaresizlik” hissi olmuştur. Kürt meselesinin çözümü ve PKK’nın silahsızlanmasına yönelik yeni bir çözüm/barış sürecine giren Türkiye’nin temel hedeflerinden biri, Qvortrup’un (ve daha önce yapılan benzer çalışmaların) bulgularının ışığında, çoğulcu bir demokrasiyi inşa ederek bu durumu ortadan kaldırmak olmalıdır. Bu çoğulcu demokrasinin yolu ise, seçim barajının düşürülmesi, seçim yardımlarındaki adaletsizliğin giderilmesi ve merkeziyetçiliğin azaltılması gibi somut adımlardan geçmektedir.

Reklamlar

8 comments on “Demokrasi, temsilde adalet ve terör

  1. Sağlam bir yazı…Ben olsam, ikinci paragrafın sonuna, ”evrensel düzeyde bir hukuk devleti ve bunu evrensel normlara göre uygulayan bir yargı sistemi” ifadesini de koyardım.

  2. Bahsini ettiğiniz hususların yaşama geçirilebilmesi sonuçları kestirilemeyecek bir girişimi zorunlu kılıyor neredeyse. Ne ile karşılaşılacağı çok iyi hesap edilmelidir. Pek çok hastalıın tedavisine faydalı olabilecekken, panzehiri olmayan bir geçimsizliğe de yol açabilir. Bu girişim, dile, aidiyete, dine, milliyete dayalı bir nüfus sayımını zorunlu kılıyor gibi. Adalet tanrıçası bu fayları seviyor gibi sanki. Ama bu girişim ön almaz belki de. Önce Irak’da benzeri bir girişimin önü açılması gerekiyordu. Ama şimdiye ses seda yok. Adalet bu yüzden kalitatif olmaktan çok kantitatif değerlere bağlı duruyor; ki yanıltıcı olması pek yüksektir.

    • Demokrasi, Przeworski’nin ifadesiyle, “kurumsallaşmış belirsizliktir” zaten. Belirsizliği bir öcü gibi görmemek gerek bence.
      Bahsettiğiniz türden bir nüfus sayımı çoğulcu demokrasinin zoraki bir sonucu değil. Siyasal kümelenmeler sayım olmadan da siyaset içinde kendiliğinden belirginleşir… (Bir de bu tür sayımlar ABD’de yıllardır sorunsuzca yapılıyor).
      Selamlar,

      • Nezaket gösterip cevapladığınız için teşekkür ederim. Doğrusu size hak verdiğim yanlar olduğu gibi ayrı düştüğümüz yanlar da var. Analitik Marsistlerin güç oyununda yani kurumsallaşmış belirsizlikte eşitlkçi bir yöntemi bu şekilde izlemelerininin etkisini görüyorum. Belki işin içinde Nozick’i de katmalı. Ve daha ismin yazmadığım bir iki kişiyi daha farklı alanlardan. Nüfus sayımı zorunlu olmayabilir ve bu topraklarda pek çok derde şifayab olacak: ana dilde eğitim, yerinden yönetim vs. Belirsizlik görmekten çok netliğe ihtiyaç duyuyoruz aslında. Sorunsuz yapılan sayımlara gelince basit kaçacağını bilerek ABD ile Ortadoğuda bir nitelik farkı olduğunu anımsamayı öneriyorum. Ki zaten ben de yapılırsa bir sorun çıkacağını düşünmüyorum. Sayımın, hem mecliste temsil için, hem ileride gereksinim duyulacak yetki devirlerinin coğrafi ve mental sınırları biraz da buna bağlı olacak. Hele hele ölçmeyi seven Western-educated ler için de iyi bir yol haritası olabilir. Demin de dediğim üzere uzun zamandan beri beklenilen Kuzey Irak’daki sayım bir türlü gerçekleşmedi. Ama Türkiye’de yapılırsa orada da yapılmak zorunda kalınılır mı? Nezaketiniz için teşekkür ederim. Selamlarımla.

        • Yorumunuz ve katkınız için ben teşekkür ederim.
          Belirsizliğe duyduğumuz soğukluk, iki asırdır biz Türkleri jakoben ve otoriter yönetimlere mahkum etti. Belki de bu yüzden “netlik”ten pek de haz etmiyorum. Meşruiyet ve rıza daha önemli geliyor bana.

      • Demokrasi kurumsallaşmış belirsizlikse, o zaman şu anki belirsiz durum tam da bahsini ettiğiniz tanımlamaya uyuyor. Ne olacağı nasıl olacağı hep belirsiz. O zaman belirsizliği sürdürmek gerekmez mi?

        • Şu anki durum kurumsallaşmamış bir belirsizlik. Merkezin gücünü kurumsal olarak denetlemeyen ve bireyin otonomisini de kurumsal olarak korumayan bir sistem bizimkisi. Bu yüzden de temel hakları sık sık ihlal ediyor ve kişilere fazlasıyla bağlı kalıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s