Suriye ile Savaş: Hatayı Ahmaklığa Çevirmemek

(Not: Haritadaki mesafe cingözlüğümüze dikkat!)

Suriye’nin Türk jetini düşürmesi sonrasında girdiğimiz süreç, adrenalin seviyesinin dışında, siyasi öğreticiliğinin de oldukça yüksek olduğu bir süreç oldu. Türkiye’nin ‘askeri’ tepkisindeki soğukkanlılık takdire şayan olmakla birlikte, hükümetin jet olayındaki genel yaklaşımı ahlaki ve verisel sorunlarla maluldü bence.

Öncelikle, maalesef Türk yöneticilerin jet “olay”ında Suriye’ye karşı fazla bir ahlaki üstünlükleri yok. Uludere’de “sınır ihlali” yapan insanları “çatışma bölgesi” diyerek “uyarı yapmadan” ve “Ahmet mi Mehmet mi ayıramazdık” özensizliğiyle katleden bir devletin, “iç savaş” yaşayan Suriye’nin hava sahasını 5 dakika boyunca ihlal eden uçağının “uyarı yapılmadan” ve “Türk uçağı mı İsrail uçağı mı ayıramazdık” özensizliğiyle düşürülmesini “kabul edilemez” bulmasını ciddiye almak pek de mümkün değil.

Burada bizler için önemli bir ders var aslında. Talihsiz jet olayı, biraz üzerinde düşünürsek, ilkeli olmanın aslında çıkarcılığının en doğru şekli olduğunu da gösterir bize. Zira büyük güçlerden biri değilseniz, ilkeler bir gün size de lazım oluyor. Ve bu yüzden de, küçük ülkeler için, ilkesizlik kendilerini topuklarından vurmak manasına geliyor. Maalesef Hükümet yetkililerinin Uludere’deki ilkesiz söylem ve yaklaşımları Türkiye’yi şimdi Suriye’ye karşı ihtiyaç duyduğu “ahlaki üstünlük”ten yoksun bırakıyor…

Hükümetin jet olayına yönelik açıklamalarının ahlakiliği kadar doğruluğu da şüpheli. Türkiye Suriye’nin uçağımızı 12 millik Suriye hava sahasının 0,6 mil dışında füzeyle vurduğunu söylüyor. Suriye ise uçağımızı hava sahasının içinde ve menzili 2,5 mil olan uçaksavarlarla vurduğunu söylüyor. ABD ve Rus yetkililerin açıklamaları da Suriye’nin açıklamasına daha fazla destek veriyor sanki. (Genelkurmay sözcüsünün dünkü “enkazda füze izi yok” şeklindeki açıklaması da Türkiye’nin tezine yönelik şüpheleri arttırıyor). Açıkçası, şu an için bana da daha makul gelen Suriye’nin açıklaması. Jetin enkazı Suriye hava sahası içinde 8,6 milde bulunduğuna göre, (Türkiye’nin ileri sürdüğü üzere) kıyıdan 12,6 mil uzaklıkta kıyıya paralel seyreden bir uçağın, kıyıdan atılan bir roketle vurulması sonucu “kıyıya doğru” 4 mil havada sürüklenmesi fiziksel olarak anlamlı gelmiyor bana…

Sizi bilmem ama, bu durum bana lav silahına “boru bu boru” diyen askerlerimizi hatırlatıyor. Eğer Türkiye’nin jetin düşürülmesi hakkında sunduğu bilgiler kasıtlı yanlışlar içeriyorsa, “yeni Türkiye”nin “yeni” ordusu da kredibilitesini çok çabuk eskitmiş olacak. Şu gerçeği idrak etmek yenisine de nasip olmadı, bir sonraki yepyenisine inşallah: Hakikat, uzun vadede, en güvenilir müttefiktir…

Jet olayında hükümetin alkışı hak eden tutumu ise savaş çığırtkanlıklarına kulak tıkayıp serinkanlı hareket etmesiydi. Jet olayı üzerinden Suriye’ye açılacak bir savaş meşru da değildir makul de. Evinize izinsiz giren yabancıları öldürme yetkisi veren Amerikan kanunlarını doğru bulan biri olarak, her devletin, kendi evine giren düşman savaş uçaklarını düşürme hakkına sahip olduğunu düşünüyorum. İsyancılarına silah yardımı ve lojistik destek sağladığınız ve bu yüzden de örtülü bir çatışma halinde olduğunuz bir ülkenin hava sahasında alçak uçuş yapan bir savaş uçağınız düşürülünce “meşru müdafaa” kavramını devreye sokmak ve NATO’ya atıf yapmak, “meşru müdafaa” kavramının hukuki değil İsrailce yorumudur. 2006 yazında Hizbullah üyelerinin Güney Lübnan’a giren İsrailli 3 askeri öldürüp 2 askeri esir alması üzerine İsrail’in “meşru müdafaa” argümanıyla savaş başlatmasını meşru bulmuyorsanız, jet olayının Türkiye’ye bir “meşru müdafaa” ve “NATO’ya davet” yetkisi verdiğini söyleyemezsiniz…

Suriye’ye bu safhada açılacak bir savaş haklı olmadığı gibi mantıklı da değildir. Zira Suriye rejiminin kaybedecek bir şeyi yok! Geleceği ve ülkesi olmayan ama elinde fazlaca yıkıcı gücü olan bir rejimle savaşmak ahmaklıktır. İkiniz de kaybedersiniz; ama asıl kaybeden siz olursunuz. Zira o zaten baştan kaybetmişti! Meşruiyetini yitirmiş ve büyük ihtimalle zor kullanılarak devrilecek bir hükümet için dış savaşların nasıl bir “oksijen yardımı” olduğunu görmek isteyenlere, Chiozza ve Goemans’ın geçen yıl yayınladıkları Leaders and International Conflict (Liderler ve Uluslararası Çatışma) adlı kitaba göz atmalarını tavsiye ederim. Chiozza ve Goemans’ın örnek olaylar ve istatistiki modeller ile analiz edip destekledikleri temel argümanları şöyle:

“İktidarı (seçimler gibi) düzenli ve meşru bir yolla kaybetmeyi öngören liderlerin, uluslararası çatışmalardan kaybedecek çok kazanacak az şeyleri vardır. Buna karşın, iktidardan (darbe ve devrim gibi yollarla) zor kullanılarak uzaklaştırılmayı öngören liderlerinse, çatışmalardan kazanacakları çok kaybedecekleri az şey vardır.”

Bence jet olayında en önemli soru, o savaş uçağının “orada ne aradığı”dır. Uçak olası bir müdahale durumu için istihbarat topluyor da olabilir; uçak olası bir müdahale için Suriye’nin savunma sistemlerini test ediyor da olabilir; uçak ABD/İsrail tarafından kilitlenip Suriye havası sahasına sokulmuş da olabilir; ya da uçak gerçekten ‘dalgınlıkla’ sınır ihlali yapmış da olabilir. Bu şıklardan hangisinin doğru cevap olduğunu “devletin dışından” bilmek imkânsız. Ve bu doğru cevap elimizde olmadan “Suriye neden vurdu?” sorusuna verilecek her cevap da bir spekülasyondan öteye gidemiyor. Bu yüzden işin bu yönü hakkında yorum yapmamayı tercih ediyorum.

Suriye ile Savaş: Hatayı Ahmaklığa Çevirmemek” üzerinde 4 yorum

  1. Her zaman olduğu gibi, Dr. Ekmekçi’nin her cümlesiyle mutabık olduğum bir yazısı… Resmi makamlarımızca yapılan açıklamaları kuşkuyla karşılamak tecrübeli T.C. vatandaşları olarak hakkımız ve görevimiz. NATO Genel Sekreterinin yaptığı çok diplomatca açıklama, NY Times gibi ciddi gazetelerde yabancı yetkililere atfen, Ankara’nın versiyonunun kuşkuyla karşılandığı, ama bir müttefik ülkenin alenen ”challenge” edilmesinin uygun olmadığı yolunda verilen haberler de ihtiyatlı ve dikkatli olunması gereğini ortaya koyuyordu. Cumhuriyet gazetesine Esad’ın söyledikleri de yabana atılır türden değil. Görmemiş olanların, 9 Temmuz günkü Radikal’de Ezgi Başaran’ın Amerikalı bir savunma uzmanı ile yaptığı söyleşiyi okumalarında büyük yarar var.

  2. Muslumanlar mezhep savasina surukleniyor ve sadece olayi baslatacak bir kivilcim araniyor… Turkiye Suriye’ye dair hesap yapiyorsa Irani da hesaba katmalidir, ki katiyordur da. Zira Iransiz bir Suriye hesabi eksik kalacaktir. Kaldi ki asil olay Lubnan’la ilgili bence, ozellikle guneyi ile. Suriye duserse Iran-Lubnan baglantisi kesilecek. Dolayisiyla Turkiye taraf oldugu an Iran’in taraf olmasi kacinilmaz. Bugun bir Korfezli (ozellikle selefi) icin bir Sii, gayri-muslimden daha tehlikeli. Ayni sekilde Sii icin de Korfezli… Kavga basladiginda otekini ortadan kaldirmayi akidevi bir gorev addeden milyonlar var bu cografyada…
    Karar mercilerinin teenni ile hareket etmesi gercekten takdire sayan, ancak ortada buyuk bir ulke olan Turkiye var ve son iki yildir farkli ve kendisinden cok daha kucuk ulkeler tarafindan samarlaniyor. Cevre ulkelerde ve bolgede olan imaji da gitgide zedeleniyor…
    Muddei iddiasini ispatla yukumludur. Turkiye ben bolgenin abisiyim iddiasi ile ortaya cikti. Bu iddanin ispatinin geregi savas olmasa da uygun birseyler muhakkak olmali…

    • Abdülgani,
      Katkın için teşekkürler. Altını çizdiğin iki husus da çok önemli. İran ve mezhep faktörleri göz önüne alınmadan ne Suriye’ye barış gelir ne de Suriye’deki çatışma Suriye ile sınırlı kalır…
      Bence Türkiye’nin abiliği meselesi boş bir söylem sadece. Ne Türkiye’nin abi olabilecek kalibresi ve kapasitesi var, ne de Arapların Türkiye’ye abi deme hevesi!
      Selamlar,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s