Müslüman’ın İhtiyacı Olarak Laiklik

Kürtajın yasak olduğuna dair açık bir ayet yoktur. İslam’da içtihat özgürlüğü ve zenginliği vardır. İnsanlara sanki bu konuda tek bir görüş varmış gibi, üstelik de “Sultanın” direktifi doğrultusunda dini görüş dayatmak kesinlikle tasvip edilemez.” (İhsan Eliaçık)

Türkiye’deki kürtaj tartışmaları yeniden göstermiştir ki Müslümanlar argümanlarını Kuran’dan ya da fıkıhtan değil, Amerikan Evanjeliklerden almaktalar.” (Bir twitçi)

“Kürtaj Cinayettir” (MESİH’in KİLİSESİ)

Geçtiğimiz ay Başbakan Erdoğan’ın -her açıdan yanlış- “Her kürtaj bir Uludere’dir” ifadesiyle ateşlenen kürtaj tartışmaları, Türkiye’nin siyasal ve toplumsal gündemin en hızlı değiştiği ülkelerden biri olduğunu yeniden gösterdi. Baştan belirteyim ki kürtaj yasağının tartışılmasını anlamlı bulmuyorum. Bu yasağı tartışan aklı başında tek bir millet dahi yokken ve başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere pek çok güvenilir kurum kürtaj yasaklarının arzu edilen sonucun aksini doğurduğunu ortaya koymuşken, can yakan ve düşman sevindiren onca sorunu olan bir ülkenin vatandaşlarının, 30 yıldır cari olan ve kamuda kayda değer bir toplumsal sıkıntı oluşturmayan bir pratiği durup dururken hararetle tartışması doğru gelmiyor bana. Bu yazı bir “kürtaj hakkı” yazısı değildir bu yüzden.

Bu yazı bir “Laiklik elden gidiyor!” yazısı da değildir. Zira Diyanet İşleri Başkanlığı ve zorunlu din dersinin olduğu, ibadethanelerin statüsüne devletin karar verdiği, Hırıstiyanlık’ın tebliğinin bir güvenlik sorunu addedildiği ve başörtüsünün kamusal özgürlüğünün sınırlandığı bir ülke olarak, Türkiye hiçbir zaman laik olmamıştı zaten. (Bir şeye sahip olmamanın en güzel tarafı, onu kaybedememenizdir!) En basit şekliyle “Devletin bütün dini inanç ve yorumlara eşit mesafede durması” olarak tanımlayabileceğimiz Laiklik bu topraklara hiç uğramadı. Din, bu topraklarda devletin meşrulaştırma ve terbiye etme aracı oldu hep. Türkiye’nin seküler ve Kemalist kesimlerinden uzun yıllar duyduğumuz “Türkiye laiktir; laik kalacak!” sloganının aksine, asırlardır bu topraklarda hep başka bir gerçeklik süregeldi: “Türkiye laik değildir; öyle kalacak.”

Bu yazı kürtaj tartışmalarının ortaya koyduğu başka bir şeyle, laikliğin önemiyle, ilgili. Kürtaj tartışmaları sırasında kürtajın yasaklanması gerektiğini dini gerekçelerle ileri süren yazarlar, kürtaj=cinayet=haram denklemini kurdular ve neredeyse tek bir ses olarak İslam dininin kürtajı toptan yasakladığını söylediler (Bkz: Bulaç, Karaman, Kaplan, Öğüt…). Diyanet İşleri Başkanı da bu görüşü en yüksek makamdan “İslam’ın görüşü” olarak ortaya koydu.

Hâlbuki burada ciddi bir sorun var. İslami kaynaklarda kürtajın her merhalede ve her halükarda “cinayet” addedildiğine dair herhangi bir delil yoktur. Bilakis eldeki deliller aksine işaret etmektedir. Öncelikle, birincil kaynaklar (Kuran ve Hadis) kürtajı mutlak olarak yasaklayan bir ayet/hadis bulundurmadıkları gibi, ceninin “insan” hüviyetini döllenmeden belirli bir süre sonra kazandığına dair güçlü işaretler barındırırlar (Örneğin bkz: Mü’minun 14 ayeti ve Buhari/Müslim hadisi). İkincisi,  120 gün sonrasındaki kürtajın cinayet olduğuna yönelik mezhepler arasında güçlü bir ittifak olmakla beraber, bu sürenin öncesinde yapılan kürtaj konusunda görüşler muhteliftir. Özellikle 40 günden önce yapılan kürtaj, fıkıhçıların çoğuna göre, bir cinayet değildir. Dolayısıyla, gerek güvenilir kaynaklardaki pek çok hadis gerekse İslam fıkıhçılarının çoğunluk görüşü, 40 gün öncesindeki ceninin tam olarak insan kabul edilmediğine işaret etmektedir.

Buradaki amacım, İslam’ın (ya da daha doğru ifadesiyle Müslüman geleneğin) kürtaj konusundaki görüşlerini detaylı olarak ortaya koymak ya da kürtaja fetva çıkarmak değil. Altını çizmeye çalıştığım husus başka: İslam fıkhında kürtaj konusunda farklı görüşler vardır ve “kürtaj=cinayet” görüşü azınlık/zayıf olan görüştür. Hal böyleyken, “Her kürtaj bir cinayettir” görüşünü “İslam’ın görüşü” olarak ortaya koyanlar, kendilerine ve azınlık fıkıhçılara ait olan bir görüşü devlet eliyle “Din’in görüşü”ne dönüştürmektedirler. Burada devletin dini bir görüşe dayalı kanun koyması sorununun ötesinde başka bir sorun da var. Devlet, tekil (ve hatta azınlık) bir görüşü/içtihatı “Din budur!” şeklinde ortaya koyarak Din’in içindeki çoğul durumu yok ediyor ve asıl zararı Din’in kendisine yapıyor. Laiklikle hala barışamamış dindar Türklerin farkına varamadıkları da bu zaten. Devletin bütün dini inanç ve yorumlara eşit mesafede durması olarak tanımlanabilecek bir Laiklik, “Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır” diyen bir Peygamber’e inanan dindar Müslümanlar için de çok önemli ve gereklidir. 

Reklamlar

4 comments on “Müslüman’ın İhtiyacı Olarak Laiklik

  1. iyide sayın hocam, spermin cenine düşüp artık uzuvlarının belirli olmaya başladığı anda o artık bir canlı hükmüne gelmez mi? bu durumda o çocuğu aldırmakta Allah’ın vermiş olduğu canı almak olmaz mı? aslında sizin azınlık olarak gördüğünüz kısım ya çoğunluksa ve siz azınlığın ortaya koymuş olduğu kaynakları çoğunluk olarak görüyorsanız atfettiğiniz eleştiri sizin içinde geçerli olmuş olur. en isabetli cümleniz Türkiye de gündemin ne kadar çabuk değiştiğidir. aslında kısaca bu gündem değiştiğinde arka planda nelerin meydana geldiğine de değinseydiniz daha verimli bir çalışma olabilirdi kanaatindeyim. neticede kürtaj – eğer anneye zarar verecekse bebeğin doğması – bildiğim kadarıyla caiz olmuş olur. yani bu konu öylesine atılmadı ama ortam böyle konuları ortaya atarak belkide bazı konuların konuşulmasını ya da gündeme gelmesine zemin hazrılamak içindir diye düşünmekteyim. her zmanki gibi yazınızın devamını bekler başarılar dilerim…

  2. 40-120 arası değiştiğine göre canlının oluşum süresi de değişmektedir. bu durumda 0-8 hafta arası demek daha münasip oluyor. hocam zaten demek istediğim eğer bu evreyi geçmişse cinayet olarak algılanabileceği ve benim asıl merak ettiğim bu konuyu neden birden gündeme düşürdükleri?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s