Savaşı ve Barışı Çocuklarla Kirletmek…

Davamız o kadar yüce ki, çocuklarımız bile düşmanla savaşmak için bize katılmak istiyor.” (Afganistan’daki Kuzey İttifakı‘nın bir temsilcisi)

Şehit bir çocuğum olduğu için herkes bana daha saygılı davranıyor. Köyde bir şehidin olması, daha fazla çocuğun cihad’a katılmasını teşvik ediyor ve tüm köyü ayağa kaldırıyor.” (Keşmirli bir baba)

Bu topraklarda Türklerle Kürtler uzun yıllar ve barış içerisinde birlikte yaşayabilecekse, bu ancak ve ancak birbirlerine yaptıklarını affedebildiklerinde mümkün olacaktır. Kürt sorununun kalıcı olarak çözümü, ülke çapında bir “genel af” olmadan mümkün değildir.  Fakat gerek Türk milliyetçileri gerekse Kürt milliyetçilileri için “genel af” kabulü zor olan ağır bir kavramdır. Türk milliyetçilerinin “vicdanı”, binlerce masum Türk’ü “şehit” eden “terörist” PKKlıları affetmeyi kabul etmekte zorlanmaktayken; Kürt milliyetçilerinin “onuru”, atalarına ve kendilerine “işkence”den “soykırım”a  pek çok zulmü reva gören Türk devletinin çatısı altında hayatlarına devam etmeyi kabul etmekte zorlanmaktadır. Böyle bir durumda, kalıcı bir Türk-Kürt barışı ve birlikteliği için elzem olan “af”fın gerçekleşmesi pek mümkün gözükmemektedir.

Bizi bu açmazdan kurtaracak şey, her iki tarafın da bu meseleye bir “affetme” olarak değil, “helalleşme” olarak bakmaya başlamasıdır. Genel af meselesine Türkler “masum Türkler zalim Kürtleri affediyor”, Kürtler de “masum Kürtler zalim Türkleri affediyor” şeklinde yaklaştığı sürece genel affın her iki kesimde de kitlesel bir kabul görmesi mümkün değildir. Zulmü hep “ötekine”, masumiyeti de hep “kendine” yakıştıran zihniyetler barış üretemezler. Bu yüzden, samimi olarak barış ve birliktelik isteyen Türkler ve Kürtlerin belki de en çok dikkat etmeleri gereken şey, birbirlerine yönelik düşmanlaştırıcı bir dil ve duruştan uzak durmaktır. Zira bugün “öteki”ni düşmanlaştırmak için sarf ettiğimiz her söz, yarın aynı kişiyi affetmemizi daha da zorlaştıracaktır. Bu devlet ve vatan Kürtlerin de devleti ve vatanı olacaksa,  Kürt siyasetçiler Türk devletine “işgalci” “soykırımcı” gibi kavramlarla atıfta bulunmayı terk etmek zorundalar. Aynı şekilde, Kandil’e yönelik bir genel af Türk halkınca kabul edilecekse, Türk siyasetçi ve yazarlar da BDP’yi “terörist” PKK’yı da “şeytan” olarak lanse etmekten uzak durmak zorundalar. Zira BDP’yi ve PKK’yı şeytanlaştırmak, barış için elzem olan müzakere ve genel affın kitleler tarafından kabulünü daha da zorlaştırmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Bu konuda son zamanlarda yapılan bir hata, bazı Emniyet raporları, gazete manşetleri ve köşe yazılarının PKK’ya çocuk ve genç yaşlardaki katılım üzerinden PKK’yı vicdansız ve hukuk-tanımayan bir çocuk istismarcısı olarak sunmasıdır. Bu hafta Taraf’tan Emre Uslu “PKK’nın Çocuk Savaşçıları” başlıklı yazısıyla bu konuyu tekrar ele aldı ve PKK’yı “insanlığa karşı suç” işlemekle, Türkiye’yi de bu suça karşı sesini çıkarmamakla suçladı. PKK’nın (ya da diğer onlarca para-militer grubun) çocuk ve genç yaşlardaki kişileri silah altına almasının yanlışlığı ortada. Fakat bu uygulama ne kadar yanlışsa, bunun üzerinden Türklerin nazarında zaten yeterince şeytanlaşmış PKK’yı (ve lider kadrosunu) “alçaklık” ya da “insanlığa karşı suç” gibi ağır ve tumturaklı kavramlarla ekstradan şeytanlaştırmak da -aşağıdaki iki sebeple- o kadar yanlıştır.

Birincisi, (bu konudaki klasik eserlerden “Children at War” [Savaşan Çocuklar] kitabında Peter Singer’ın da ortaya koyduğu gibi**), özellikle iç savaşlarda çocuk ve genç askerlerin kullanımı -Sierra Leon’dan Filistin’e, Kolombiya’dan Afganistan’a- dünya genelinde artan bir trenddir. Pek çok Türk’ün sempati beslediği Hamas ve Filistin İslami Cihad örgütleri de çocuk/genç asker kullanımının yaygın olduğu örgütlerdi(r). Yani PKK içindeki çocuk asker sorunu, PKK’ya has bir vicdansızlık ya da şeytanlık değil, genel bir sorundur. Maalesef gençler, gerek daha kolay silah altına alınabilmeleri gerekse de ölümlerinin “dava”yı daha hızlı kitleselleştirdiğinin düşünülmesi sebebiyle, son yıllarda silahlı örgütler için gittikçe daha da cazip bir hedef kitleye dönüştüler.

Bu yazı ve raporların yanlışlığının ikinci sebebi ise anlamayı değil, suçlamayı ve karalamayı önceleyen bir zihniyet içermeleri. Filistin’de, çocuk savaşçılar üzerinden FKÖ ya da HAMAS’ı şeytanlaştırmayı yanlış buluyor ve bu çocukları savaşa iten temel sebebe odaklanabiliyorsak, aynı şeyi “bölge”de de yapabilmeli ve -bizzat Emniyet raporlarına göre bile Kandil’e katılımların çoğunluğunun “gönüllü” olduğu bir durumda- çocuk militanlar yüzünden PKK’yı şeytanlaştırmaktan ziyade, neden 2000li yıllarda gençlerin “gönüllü” olarak dağa çıktığına odaklanmalıyız. Hamas’ı “acımasız çocuk istismarcısı” olarak sunmak Filistin sorununun çözümüne ne kadar katkı sağlayacaksa, PKK’yı aynı şekilde şeytanlaştırmak da Kürt sorununun çözümüne o kadar katkı sağlayacaktır…

12.06.1970 tarihli LIFE dergisinin kapağı. Altyazı: ‘Kaplan Yavruları’ Ürdün’deki bir kampta eğitim görüyor.

2009 yılında İsrail’in Gazze saldırısı sonrasında Amerika’da Hamas’a yönelik bir propaganda kampanyası başlamıştı. Cal Thomas Washington Post gazetesinde “Gaza Nazis” (Gazze’nin Nazileri) başlığıyla Hamas’ı Nazilere benzeten karalayıcı ve suçlayıcı bir yazı yazmış ve yaşadığım Bloomington şehrinin yerel gazetesi Pantagraph da bu yazıya ertesi günü kendi sayfalarında yer vermişti. Bunun üzerine ben de Pantagraph‘a eleştirel bir cevap yazmıştım. Ana argümanım o gün de aynıydı bugün de: Suçlamayı anlamanın önüne koyan hiçbir zihniyet barışa hizmet etmemiştir…

“Kandil’deki çocuklar” da, suçlamayı değil, “Dağın Ardına Bakıp” anlamayı mümkün kıldığı oranda barışa hizmet edecektir.

——

**Dipnot: Peter Singer’ın kitabı hakkında NPR’da yaptığı söyleşiyi şuradan dinleyebilirsiniz.

Reklamlar

One comment on “Savaşı ve Barışı Çocuklarla Kirletmek…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s