Kayıtsız ve Şartsız, ama Milletin Değil!

(Ortadoğu’ya biraz ara)

Meclisimizin duvarında “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazıyor, ama son zamanlarda yaşadığımız bazı olaylar bu ifadenin doğruluğunu sorgulamamızı gerektiriyor.

Süper Lig’in yayın hakkını elinde bulunduran Lig TV’nin müracaatı üzerine futbol maçlarını illegal olarak bloglarında yayınlayan üç beş kişi yüzünden Blogspot’a erişim uzun bir süre engellendi. Kişisel günlük tutanından yemek tarifi verenine, gezi fotoğraflarını paylaşanından ders okumalarını yükleyene toplam 10 milyonun üzerinde Türk kullanıcısı olan bir ağ’a (siteye değil) erişim bir firmanın cüzi bir zararını bertaraf etmek için engellenebiliyor. Ve bir firmanın ticari hakkı milyonlarca insanın sivil hakkının önüne geçiyor. Bu tür illegal canlı maç yayınlarının yapılabildiği onlarca alternatif başka site varken ve Başbakanımızın “Ben giriyorum, siz de girin” şeklinde özetlediği DNS ayarları yahut proxy kullanımıyla erişim yasağı kolayca aşılabiliyorken bu tür bir yasak anlamsız zaten. Ama yine de ülkemizde kimin haklarının öncelendiğini göstermesi açısında manidar. Ahmet Selim’in hoş deyişiyle “suiistimal edileni imha etmek bir Şark diyalektiğidir” deyip geçebilirdik bu yasağı; ama aşağıdaki örnekler bu durumun daha derin bir sıkıntıdan kaynaklandığını gösteriyor.

Kayıtsız ve şartsız olarak egemen olduğumuz bu topraklarda halkın sağlığını tehlikeye sokan firmaların kimler olduğunu öğrenmemiz yasak. Sağlık Bakanlığı, düzenli olarak yaptığı teftiş ve tetkiklerde birçok firmanın tüketici sağlığını tehlikeye sokan ürün yahut yöntem kullandığı sonucuna varıyor; ama bu üreticilerin bizden gizlenmesi için de kanunlarımız bin bir takla atıyor. Avukat Erol Çiçek’in bu firmalar hakkında bilgi edinmek için yaptığı başvuru bakanlık tarafından şu gerekçeyle reddedilmiş: “Yasal çerçevede gıda denetimi yapılan firmaların teşhir edilmesine ilişkin bakanlığın yetkisi bulunmadığını, mahkeme kararı olmaksızın firma isimlerinin ilan edilmesinin mümkün olmadığı…”  Halkın sağlığını tehlikeye atan firmaların “itibarlarını” (ve cirolarını) koruma hakkı milyonlarca Türk’ün sağlıksız ürünlerden uzak durma hakkının önüne geçtiği bir ülke burası. Ve sorumuz da şu: Sağlığa zararlı gıdaları üreten firmaların isimlerinin açıklanmasını yasaklayan yasaların bulunduğu bir yerde egemenlik kime aittir?

Ve yine geçen sene GDO’lu ürünlerin ithaline yönelik fırtınalar kopan ülkemizde, bu sorunun en adil çözümü olan tüm içeriklerin ambalaja yansıtılması konusunda hiçbir adım atılmıyor. Bilakis, kullandıkları katkı maddelerinin GDOsuz olduklarını bildiren firmaların bunu yapmaları yasaklanıyor. (Örneğin, GDO’suz soya lesitin kullanan tadelle artık bunu ambalajına yazamıyor; ve bu yüzden şu reklam artık mazi!). ABD’den ithal gerekçemiz ise basit: GDO’lu ürünlerin sağlığa zararlı olduğu noktasında kesin bir bilimsel bulgu olmadığından, “GDO’lu ürün yoktur” türünden ifadeler yazılması GDO’lu katkı ürünleri kullanan firmaların ürünlerinden halkı gereksiz yere soğutacağından… Böylece milyonlarca insanın, yediği ürünlerde GDO’lu madde olup olmadığını bilme ve GDO’suz ürünleri tercih etme özgürlüğü beş-on firmanın “rekabetçi fiyat” isteğine feda ediliyor. Halbuki biz tüketicilerin alacağı riskleri “bilimsel tartışılırlık” değil kişisel tercihlerimiz belirlemeli. Nihayetinde, ölümcül derecede zararlı olduğu gerekçesiyle uzun süredir yasaklı olan DDT’yi keşfeden bilim adamının bu buluşundan dolayı Nobel bilim ödülü aldığı bir dünyada yaşıyoruz.

Tüm bunlara Kuşadası’ndaki Ofer ve Bursa’daki Cargill gibi örneklerdeki hukuksuzluklar ve daha fazla kar elde etmek için almadıkları önlemlerden dolayı çalışanlarının “ucuzca” ölmesine sebep olan maden şirketlerine yönelik bir türlü alınamayan önlemler ve verilemeyen cezalar eklendiğinde, “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ifadesindeki milletin herhalde “Bank Mellat” gibisinden bir şey olduğu sonucuna varıyoruz. Ve bu da bizi en temel soruya götürüyor: Ekonomik büyümenin ve ihracatın yüceltildiği mevcut kapitalist sistemlerde hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin olabilir mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s