Güç bozar!

Evet, güç bozar.

İnsanlar ve devletler güçlendikçe yozlaşırlar. Güç, bir taraftan bizlere ahlaksız davranma olanağını sunar, öbür taraftan da çıkar alanlarımızı başka kişi ve ülkeleri kapsayacak şekilde genişletir. Dünyadaki en büyük kötülükleri büyük devletlerin işlemesi sebepsiz değildir. Büyük devletlerin hem kötülük işleyebilecek güçleri, hem de işlemek için sebepleri daha fazladır. ABD’nin, İngiltere’nin, ya da Rusya’nın yakın tarihte sayısız kötülüklere imza atmalarının sebebi bu ülkelerin vatandaşlarının kültürel ya da genetik olarak daha az insancıl olmaları değil, devletlerinin daha güçlü olmasıdır. (Nitekim bugün “iki-kızım-olsa-ikisini-de-veririm” derecesinde sevimli ve insancıl bulduğumuz Japonların 20. yüzyılın ilk yarısında yaptıkları yağma ve katliamlar – Nazi Almanyası dâhil- tüm diğer milletlerinkini devede kulak bırakacak noktadaydı. Kontrolden azade bir şekilde güçlenen ve daha da güçlenmek isteyen Japonların 1930’larda öldürdüğü Çinli sivil sayısı 10 milyonun üzerindeydi). Hanna Arendt’in meşhur ifadesini ödünç alırsak, güçlü devletler için kötülük “sıradan” bir şeydir

Son yıllarda Ortadoğu’da bölgesel güç olma yolunda ilerleyen Türkiye de maalesef “güç bozar” kanunundan kendisini kurtaramıyor. Yıllarca  ABD’nin -önce “Soğuk Savaş” sonra da “terörle savaş” gerekçisiyle- demokrasi ve özgürlüğü siyasi istikrara feda eden politikalarını çalışmış (ve lanetlemiş) öğrenciler olarak şimdi bizim kendi yöneticilerimizin Ortadoğu’daki demokratikleşme dalgası karşısında “Biz politik istikrarsızlık yaratmayacak, kamu düzeni doğrultusunda bir değişiklik istiyoruz” söylemleriyle “önce istikrar/ticaret sonra demokrasi/özgürlük”  şeridine kaymaları -şaşırtmasa da- üzüyor bizleri. Türkiye’nin üzerine titrediği ülkelerden Suriye’nin despot lideri Beşar Esad için Başbakan Erdoğan’ın geçen gün –himayeci bir şekilde- “sevilen bir lider” demesi durumun ne boyuta geldiğini gösteriyor. Somozaların, Pehlevilerin, Pinochetlerin,… ve nihayet Obianglar’ın Washington’dan aldıkları “Tanırım, iyi çocuktur!” yazılı kartvizitlerin Ortadoğu versiyonlarının şimdi Ankara’da basılmaya başlandığı bir döneme mi giriyoruz yoksa? Başbakan’ın Esad hakkındaki bilgisi neye dayanıyor bilmiyorum. Ama bir azınlık hükümeti altında fakirlik ve baskıdan inim inim inleyen bir halkın, liderini sevmesi için pek fazla sebep yok. Neticede, halkı kan ağlarken kahkahayla gülen bir başkandan söz ediyoruz.

Türkiye’den “Beşar reformlarına” yönelik güzellemeler her geçen gün arta dursun, Human Right Watch’un 10 yıllık Beşar yönetimindeki Suriye hakkında geçen sene yayınladığı rapor hiç de iç açıcı değil; Raporun başlığıysa durumu gayet yalın bir şekilde özetliyor: “Boşa geçen 10 yıl!” (A wasted decade). Siyasi baskı ve denetimin inanılmaz boyutlarda olduğu Suriye’de halkın düşünceleri hakkında bilimsel bir çalışma yapmak pek mümkün değil. Suriye halkının siyasi ve ekonomik görüşleri hakkında elimizde sadece geçen sene gizlice gerçekleştirilen bir çalışma var. Bu çalışmadaki birkaç veri bile Suriye halkının yöneticilerine yönelik genel değerlendirmelerinin hiç de olumlu olmadığı gösteriyor. “Beş yıl öncesine göre şu anki ekonomik ve siyasi durumunuz nasıl?” sorusuna “daha iyi” şeklinde cevap verenlerin oranı sadece yüzde 18,8. Ülkenizin genel ekonomik ve siyasi durumunu nasıl buluyorsunuz?” sorusuna “iyi” şeklinde cevap verenlerin oranı ise yüzde 9,7.

Türkiye’nin pek de büyük olmadığı zamanlarda uluslararası siyasette ahlaki tavır takınmak daha kolaydı. Eleştiri oklarımızın hepsi sınırlamızın ötesine menzilliydi ne de olsa. Ama şimdi durum değişiyor ve Türkiye büyüyor; ve bizleri sıkıntılı analizler bekliyor. Zira Lord Acton’un “Güç bozar” şeklinde başlayan sözü daha da sert  bir ifadeyle bitiyor: “Büyük insanlar -nerdeyse her zaman- kötü insanlardır.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s