>Elie Wiesel’e danıştılar da aldılar nitekim!

>

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yahudi sivil toplum örgütü Anti-Defamation League (ADL – Karalamaya Karşı Birlik)’in 1915 olaylarını soykırım olarak tanıma kararından sonra birçok kişinin aklı karıştı. Bu kafası karışanların önemli bir kısmı da maalesef bizim medyamızda yazanlar! Kararın kendisi (esas yönü) de eleştiriye açık olmakla birlikte bu yazıda ben kararın nasıl alındığıyla (yani usulüyle) ilgili bir noktaya parmak basacağım: meşhur Elie Wiesel’in karardaki rolü ve bunun bu karar için ne mana ifade ettiği.

ADL başkanı Abraham H. Foxman karara nasıl vardıklarını açıklarken şu ifadeyi de eklemeyi unutmadı: “Nobel ödüllü Elie Wiesel ve diğer saygın tarihçilere danıştık ve bu konuda mutabık kaldık”. Burası önemli. Diğer ‘saygın tarihçiler’i bilmem; ama Elie Wiesel sıradan biri değil. Öncelikle kendisi Hitler’in Yahudi soykırımından kurtulanlardan. Soykırım konusuna ilmi olmasa da edebi ve psikolojik açıdan bir vukufiyeti var. Nerdeyse yazdığı her kitap Amerika başta olmak üzere birçok ülkede ‘bestseller’ oluyor. Bir de Nobel barış ödülü var. Tüm bunlar Wiesel’i önemli kılmaya yetiyor. Öyleki onun bu konudaki destekleyici tavrı bizim medyanın ağırbaşlarını bile etkilemişe benziyor. Yasemin Çongar -ki zannımca kendisi gazeteci mesleğinin hala kalbur üstünde kalan azınlığındandır- bile “e biz de akıllanalım artık” türünden içe dönük bir yazı yazdı önceki gün. Bir yerde şöyle diyor Yasemin hanım: “Ermeni konusunda, bugün toplumların vicdanında muteber olan anlatı, mağdurların hayat hikayeleriyle kuruldu. Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel gibi ahlaki otoritesi yüksek nice ismin yaşananlara ‘soykırım’ demesinin başlıca nedeni, bu anlatı. Bir yanda, bu anlatıyla çelişen resmi Türk tarihçiliği… Diğer yanda, Ermeni olsun, başka milletten olsun tarihçilerin, birçoğu ‘resmi Ermeni tarihçiliği’ diye damgalanamayacak kriterlere sahip, yaşanmışlıklarla uyumlu çalışmaları…

Neymiş? “Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel gibi ahlaki otoritesi yüksek nice ismin…” Nobel ödüllerinin politik yönünü – Hilmi Yavuz hocamız sağolsun- biliyoruz. Peki Elie Wiesel’in ahlaki otorisinin yüksekliğini kim biliyor? Aynı Elie Wiesel değil miydi 1940’larda Filistinli Araplara kan kusturan ve o zamanki İngiliz yönetimi tarafından bile terörist ilan edilen İrgun örgütünün gazeteciliğini yapan? Aynı Elie Wiesel değil miydi Sabra ve Şatila katliamları hakkında kendisine soru sorulduğunda hiçbir yorum yapmayan ve daha sonradan da bu olaylardan dolayı İsrail için üzüldüğünü söyleyen? Aynı Elie Wiesel değil mi Filistinlilerin yaşadığı drama yıllardır sessiz kalıp bu şekilde kendisinin belki de en meşhur vecizesi olan “sevginin zıttı nefret değil kayıtsızlıktır” ifadesine ihanet eden? Aynı Elie Wiesel değil miydi 2001 yılında yazdığı bir gazete yazısında Kudüs’ün tamamının İsrail’e ait olması gerektiği tezini “çünkü Kudüs ismi Tevrat’ta 600’den fazla kez geçmekte iken Kuran’da bir kere bile geçmiyor” mantığına bina eden? Ve aynı Elie Wiesel değil mi bir insanlık dramı olan soykırım hakkında yaptığı konuşmalar için bile “25 bin dolar artı limuzin” isteyen? Ve bu yüzden insanlık tarihinin en önemli dramlarından biri olan Yahudi soykırımını bir para kazanma endüstrisine çeviren çıkarcıların amansız takipçisi Norman Finkelstein tarafından “soykırım endüstrisinin” en önemli figürlerinden biri olarak nitelenen? Ve saire ve saire…

Sonuç: Elie Wiesel’in insan haklarına yaklaşımı ırkçı ve çıkarcıdır. Yani Elie Wiesel hiç de öyle yüksek ahlaki otoriteye sahip biri değildir ve tam da bu yüzden onun şu an ADL’nin aldığı kararda imzası bulunması belki de Türk tezi için uzun vadede bir arınmadır. Çıkarcıların destekledi bir tezin mumu yatsıya kadar yanar çünkü.

Elie Wiesel’in ve daha nice ‘saygın tarihçi’nin hayatları incelendiğinde insan haklarının diğer tüm yüce değerler gibi politize edilmiş bir gerçekliğininin olduğu görülecektir. Evet, Yasemin Çongar’ın belittiği gibi Elie Wiesel ve diğerleri “resmi Ermeni tarihçiliği” yapmıyor olabilirler. Ama anlıyoruz ki onlar da başka “resmi” tarihçiliklerin lejyonerleri. Ne diyordu Finkelstein: “Elie Wiesel gibiler sayesinde biz sadece Amerika ve İsrail’in menfaatlerine hizmet eden soykırımlardan haberdarız.”

Reklamlar
By fekmekci

2 comments on “>Elie Wiesel’e danıştılar da aldılar nitekim!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s