>AKP’yi nasıl eleştirMEmeli? -1-

>AKP’ye yapılan insafsız eleştirilerden biri Amerikancılık, ya da Amerika’nın güdümünde hareket etme. Halbuki Turk dış siyasetinin ABD güdümünde olması ve bu durumun özellikle merkez sağ partiler döneminde daha da perçinleşmesi tamamen Türk siyasetinin işleyiş mekanizmasıyla alakalı.

Hakan Yavuz’un 2003’te yazdığı bir yazıdan kısa bir alıntı meseleyi aydınlatabilir belki:

TÜRK SAĞI VE DIŞ POLİTİKA

…. Hükümet ABD’siz ayakta duramaz. Nedenini Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi Berdal Aral şöyle açıklıyor: “Kanımca, Türkiye’deki muhafazakâr hükümetlerin sorgulamaktan sürekli imtina ettiği acı gerçek şudur: Bu tür hükümetler, son elli yıldır, devlet karşısındaki meşruiyet arayışlarında, hemen hiçbir zaman, demokratik ülkelerde olması gerektiği gibi, sadece ve yalnızca halka dayanma iradesini ve sabrını gösterebilmiş değildirler. Bunun yerine, kolaycı çözümü seçerek, devlete hâkimolan unsurlar eliyle dışlanma ve marjinalize edilme riskine karşı, başka bir deyişle, meşruiyet krizine karşı, ABD’nin ellerine tutuşturduğu “meşruiyet şemsiyesi” dolayımıyla korunma yolunu seçmişlerdir.” Aslında bu kaçınılmazdır. Türkiye’de sağcı (yani muhafazakârMüslüman) partilerin hükümet (iktidar değil) olmalarının başka şansı yok. Türkiye’de hükümetlerin meşruiyetlerinin üç kaynağı var: Halktan alınan sandalye sayısı, Kemalist sistemin tahammülü ve dış ilişkilerdeki kombinezonların desteği. Hükümetlerin Kemalist sistemin endişe ve kaygılarını yenmek için dışarının uzattığı meşruiyet şemsiyesinin altına girmekten başka çareleri yok. Bu elde edilen meşruiyet karşılığında sağcı hükümetler (içerdeki retoriğe rağmen) her zaman dış politikada teslimiyetçi olmuşlardır. AKP’nin bugüne kadar izlediği politika bu ana eksende gelişiyor. Kısacası, hükümet her tribüne duymak istediğini söylerken asıl yapmayı planladığı ise ABD ile ilişkileri bozmayacak adımlar olacak. Türkiye’nin bugünkü koşullarda bağımsız (kendi çıkarlarına uygun) bir dış politika izlemesi mümkün değildir. Nedenleri ise çok açık: Ekonomik yapısı, dışarıya son derece bağımlı olan savunma teknolojisi ve halkı “terbiye” etmek için ayakta tutulan devlet ideolojisi. Özellikle hükümetler ile devlet arasındaki gerilim seçilmişleri dışarıdan ek destek aramaya itiyor ve bu durum isteristemez dış politikayı etkiliyor. Bu durumdan kurtulmanın yolu, devlet ile hükümet arasındaki farkın en aza indirgenmesi ve devletin toplumsal taleplere göre yeniden şekillenmesidir. Kısacası, devlet yapısının demokratikleşmesi ve seçilmemişlerin seçilmişlere tabi kılınmasıdır. Bu, seçilen hükümetleri dış destek aramaktan kurtaracaktır. Ayrıca, bu yeni yapılanma Türkiye’nin kanayan sosyo–etnik fay hatlarını giderecek ve dış politikanın daha rahat uygulanmasına neden olacaktır. Bu, AKP hükümetinin Türkiye’ye kalıcıolarak vermesi gereken yeni bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin odak noktası ise Kopenhag Kriterleri olmalıdır. Yeni bir toplumsalsözleşme için dahi dış meşruiyet (Kopenhag) gerekli ve zorunludur; çünkü devlet kurumlarını dış destek olmadan demokratikleştirmek zordur. Ama buradaki dış destek ABD’nin vereceği destekten daha farklı ve olumludur

Reklamlar
By fekmekci

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s